Ben de farklı bir çocuktum…

Posted by on May 28, 2014 in Yetişkin Psikoterapisi

Ben de farklı bir çocuktum

İlkokula başladığımda öğretmenin neden sınav yaptığına anlam verememiştim. Ben hangi fişleri yazıp hangileirni yazamadığımı biliyordum bana sorsa söylerdim yalan söyleyecek halim yoktu ya. Bu sebeple girdiğim ilk iki sınavdan sıfır aldım çünkü benim sınavdan anladığım şuydu; öğretmen dediğin eğer hangi fişleri yazamadığını anlamak istiyorsa söyledikleri arasından yazamayacaklarını yazmaya çalış o da sana o fişlerde yardımcı olsun. 

Not denen kavrama zaten kafam hiç basmıyordu. Bu sebeple o iki sınavdan da sıfır aldım ve sonrasında gelsin aşağılanmalar ve küçümsenmeler. O günden sonra bir daha en yüksek notun altında not almadım ama yetişkinlere de bir daha güvenmedim. 

Tabii ki ilerleyen yıllarda da farklı bir çocuktum, aynı sırada oturmakta güçlük çeker, istediklerim hemen olsun ister, eğer olmaz ise agresifleşirdim. 

Şimdilerde böyle olanlara hiperaktif, duyu bütünleme bozukluğu falan diyorlar, terapilere yolluyorlar neyse ki. Biz el yordamıyla kendimiz hallettik. Benim şansım kendim gibi hiperaktif bir annem olması ve beni anlamasıydı. Gördüğünüz üzere bugün mesleğini hakkıyla yapan bir klinik psikolog oldum. Çocuklarınızın farklılıklarını kutlayın, ama destek olmayı da ihmal etmeyin. Unutmayın, onların en büyük hazinesi sizin anlayışınız. 

Read More

Mutluluk…

Posted by on May 25, 2014 in Yetişkin Psikoterapisi

Kalıcı huzur ve mutluluk hali için yol haritası:

  1. Çocukken evinizde güvende hissederek büyümelisiniz.bunun için sakin ve huzurlu en az bir yetişkin gereklidir
  2. Bu yetişkin size dış dünyanın nasıl bir yer olduğunu, başınıza kötü bir şey gelirse ne olacağını anlatır. Aşağıda sıraladığım tutumlardan yalnızca ilki çocukta güvende olma duygusunu yerleştirir.

1.Başına kötü bir şey gelirse ben buradayım, bir şekilde hallederiz, sırtını istediğin kadar bana yaslayabilirsin:

çocukta yarattığı duygu “güvendeyim”

2.Başına kötü bir şey gelebilir bu yüzden yanımdan uzaklaşmasan iyi edersin:

çocukta yarattığı duygu “risk altıdayım”

3.Başına kötü bir şey gelecektir, bu yüzden ya hiç yanımdan ayrılma ya da ayrılırsan sorumluluk kabul etmiyorum: 

çocukta yarattığı duygu “tehlikedeyim”

4.Başına kötü bir şey gelmez, çünkü sen her şeyi önceden görüp halledecek kadar güçlü ve akıllısın:

çocukta yarattığı duygu “başıma gelen her şeyden ben sorumluyum (kronik suçluluk)”. 

Çözüm; içinizdeki güvende hissetmeyen yanınıza kendini güvende hisseden bir yetişkin ile birlikte yeniden rehberlik etmek…Yani; sırtınızı yaslayabileceğiniz bir terapist ile birlikte el ele kendi kendinizi yeniden büyütmek. 

Read More

Doktorum Bile Beni İstemiyor!…

Posted by on Mar 28, 2014 in Yetişkin Psikoterapisi

“DOKTORUM BİLE BENİ İSTEMİYOR”;

TERK EDİLMİŞ ÇOCUK YANINIZ….

 

Terapistiniz, kendisine not bıraktığınız halde size dönmediğinde, geç döndüğünde ya da ulaşamadığınızda bir çok duygu yaşayabilirsiniz.

İçinizdeki muhakeme eden sağlıklı yetişkin “herkesin her an ulaşılabilir olamayabileceğini, bunun sizinle bir ilgisi olmadığını” söylese de başka bir yanınız (büyük ihtimalle terk edilmiş çocuk yanınız) “kimse beni istemiyor!” diye düşünebilir.  

Bu duygunun hemen ardından da büyük ihtimalle cezalandırıcı ebeveyniniz devreye girer ve “amma da yapışkansın, amma da ağlaksın, bak, doktoru bile bıktırdın!” der….  

Bu ve bunun gibi, reddedilmeye karşı duyarlılığınızı tetikleyen her türlü olayda yapmanız gerekenler sırasıyla aşağıdaki gibidir:

  1. Cezalandırcı ebeveyne haddini bildirmek, sınır çizmek: Açıkça ve mümkünse yüksek sesle “benimle böyle konuşamazsın, kendine gel, ben yetişkin bir insanım ve ne zaman yardım isteyebileceğimi ne zaman uzak durmam gerektiğini bilebilirim” deyin. Ve ekleyin; sana ihtiyacım yok, sen olmadan da kendimi koruyabilirim!
  2. Yalnız ve terk edilmiş çocuk yanınızı teskin etmek; gerçek duygunuzla bağlantıya geçin. Reddedildiğinizi düşündüğünüzde hangi duygularınız tetiklendi? Terk edilmişlik, çaresizlik, öfke, kırılganlık? Yalnız çocuğa bu duygularının geçceğini, birazdan sağlıklı yetişkinin gelip her şeyi yoluna sokacağını söyleyin.
  3. Sağlıklı yetişkin yanınızı devreye sokun: mesela kendinize  “sağlıklı yetişkin kartı” hazırlayın. Gözünüzde şefkatli, koruyan kollayan, elinde bulundurduğu bütün gücü çocuğuna bakım vermek (duygusal bakımdan bahsediyorum), büyütmek için kullanan, sağlam duruşlu, dingin ve enerjik bir yetişkin canlandırın. Ve bu yetişkinin yalnız ve korkmuş bir çocuğu neler söyleyerek teskin edeceğini yazın. Örnek olarak benim yetişkinim şunu der; 

“ÇARESİ OLMAYAN SADECE İKİ ŞEY VAR; DOĞUM VE ÖLÜM… ” 

 Önemli not: Bu sağlıklı yetişkin figürünün insana
 dair her türlü duyguyu ve zaafiyeti de barındırdığından, gözünüzde büyüttüğünüz, hayranlık uyandıran, mükemmel ve ideal biri olmadığından emin olun;  yeri geldiğinde öfkelenebilen, yeri geldiğinde üzülebilen, yeri geldiğinde bunalan ve kafa boşaltmak isteyen bir yetişkin olsun bu; her şeyiyle gerçek, sahici bir insan. Baş etme kartınıza onun söylediklerini yazın. 

 
Read More

kitap önerilerim

Posted by on Dec 29, 2013 in Yetişkin Psikoterapisi

DEĞİŞİM İÇİN DESTEK ALABİLECEĞİNİZ KİTAPLAR VE İÇERİKLERİ

Kişisel gelişim ve kalıcı iyilik hali açısından en sık önerdiğim kitaplar sırasıyla aşağıdaki gibidir. 

Hayatı Yeniden Keşfedin, Jeffrey E. Young, Janet S. Klosko

Ayağınıza dolanan 12 adet şemayı bu kitapta bulacaksınız. Benim en sık yazdığım duygusal yoksunluk, terk edilme, yüksek standartlar, güvensizlik ve kötüye kullanım, haklılık şemaları ile ilgili de detaylı bilgiye ve değişim için uygulama yöntemlerine bu kitaptan ulaşabilirsiniz. Kalıcı iyilik hali için bu kitaptaki stratejileri disiplinli ve düzenli olarak uygulamanız çok faydalı olacaktır. Hem kendim, hem danışanlarım hem de yakınlarım için kullandığım, her satırını kıymetli bulduğum kitaptır. Ek olarak, aşağıda önerdiğim Var Olan Annenin Yokluğu isimli kitap için söylediklerim bu kitap için de geçerlidir. Sırayla önce bu kitabı, daha sonra da aşağıdakini adeta bir reçete gibi önermekteyim. 

 Var Olan Annenin Yokluğu 

Jasmin Lee Cori

Bu kitap yeterince iyi annelik görmemiş çocukların psikolojisi ile ilgili bilgilendirici içeriğe sahip. Yani; içinizde bir boşluk hissi varsa, sevildiğinize bir türlü ikna olamıyorsanız, sizi anlayacak kimse yoksa, yakınlık kurmayı riskli buluyorsanız, insanlara güvenmekte güçlük çekiyorsanız, insan ilişkileriniz inişli çıkışlıysa, terk edilme, şiddete uğrama ya da şiddete şahit olma (psikolojik ya da fiziksel) öykünüz varsa, ebeveynlerinizden biri siz küçükken öldüyse, çocukluğunuzda ebeveynlerinizden birinin psikiyatrik bir sorunu var idiyse (alkolizm, madde kullanımı, depresyon, kişilik bozukluğu, aşırı kaygı vb) bu kitaptan faydalanabilirsiniz. Tabii yalnızca yeterince iyi annelik nedir? sorusunun cevabını merak ediyorsanız da oldukça yararlı bir eser olduğunu düşünüyorum.  

 

Evinizdeki Terapist, Dr. Dennis Greenberger,Dr. Christine A. Padesky

&

İyi Hissetmek , David Burns

 Bu iki kitabı kognitif terapiyi tanıtmak için kullanıyorum. Benim için şema terapiden önceki düşünce-duygu farkı ve düşünceleri değiştirme teknikleri üzerine faydalı bir çalışma. Mükemmelliyetçilik, sosyal fobi, erteleme gibi konulardan müzdaripseniz bu kitaplardaki egzersizleri çok faydalı bulacaksınız. 

 

Çocuğunuza Sınır Koyma, Robert J. Mackenzie

Hem çocuk yetiştirirken nasıl kural konulur hem de kendi içinizdeki öfkeli çocuğa nasıl sınır koyarsınız diye merak ediyorsanız bu kitaptan faydalanabilirsiniz. 

Kurtarla Koşan Kadınlar, Clarissa P. Estes

Kadınların daha “narin” olması gerektiğini, erkeğin bir adım önde olması gerektiğini  düşünüyorsanız ya da böyle düşünen birileri ile yaşıyorsanız bu kitap ufkunuzu açabilir, farklı bir bakış kazandırabilir.

Duyguların Dili, Karla McLaren

Duygularınızı adlandırmakta, tanımlamakta güçlük çekiyorsanız, ya da bazı duygularınıza tahammülünüz yoksa bu kitap size kendinizi anlamanız açısından yol gösterebilir. 

Read More

AYDINLANMA….

Posted by on Oct 29, 2013 in Yetişkin Psikoterapisi

Hem günün anlam ve önemini hem de psikolojiyi birleştirebilmiş bir makale. 1784 yılında yazılmış ve bu sebeple bazı şeylerin aradan yüzyıllar geçse de değişmediğinin kanıtı. Sadece altı sayfa ama ciltlerce kitabın yerini tutabilecek derinlikte. Dili biraz ağır gibi gelse de devam edin bir süre sonra akışına kapılacaksınız…

http://www.allmendeberlin.de/Aydinlanma_Nedir_Kant.pdf  

Read More